Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.
Ben, Aydın SOFU Varna'nın Belogradets (Türkarnavutluğu) köyünde 1962 yılında doğdum. Annem Hatice ve babam Ali, beni altı yıl karanlıkta gelmemi beklemişler. Ben doğunca da karanlık aydınlık olmuş ve adımı da Aydın koymuşlar. Bir kaç yıl sonra kardeşim aydınlıkta doğunca ortam daha da aydınlanmış ve ismi Günaydın olmuş.
Çocukluğum huzur ve sevgi içinde geçtiğini hatırlıyorum. Çocukluk hakikaten "Ah o, eski günler!" diyeceğimiz kadar güzeldi. Kınalı elleriyle bizi okşayan nineler, kemikli parmaklarıyla kulağımızı burkan dedeler, iki avuç içine kafamızı koparırcasına İstanbul'u gösteren dayılar ve saymakla bitmez şeyler. Her neyse masal gibi idi, yemyeşil çayırlar, orman ve bağların arasında kaynaklar, akan dereler. Yazın kuzu otlatırdık bu otlaklarda derelerde balık tutardık, çelik çomak oynardık, ara sıra da yaramazlık yaparken büyüdük. İlk okulda daha benim resim yapma yeteneğim olduğunu söylerdi öğretmenlerim . Hatta onların tavsiyesi ile resim yarışmalarına katılarak dereceler aldım. Bu başarılarımın üzerine öğretmenlerim (sınıf öğr. Nefize Osmanova ve Irfan Tıngıllı mualim-dayım 7. sınıftan sonra ailemin iznini alarak beni Kazanlık Plastik Sanatlar Okulunun sınavlarına yazdırdılar. Beş yıllık eğitimden sonra mezun oldum ve üniversite sınavlarına girdim ve Veliko Tırnovo Üniversitesinin Plastik Sanatlar Fakültesini kazandım . Üniversite etimim 1983/1987 arası sürdü ve mezun oldum. Bu arada 1985 jivkov hükümetinin isim değiştirme politikası damgasını vurdu ve benim üzerimde yıllarca süren olumsuz etkiler yarattı.
1986 yılında Üniversite arkadaşım Canan'la evlendik ve birinci oğlumuz Deniz 1986 yılında doğdu. O karmaşık günlerde mutlu olmaya çalışıyorduk, malüm hayat herşeye rağmen devam ediyordu.
Eğitimim tamamlayınca "eşim nereden ise bende oradan" misali Dobrucaya taşındık. Yaklaşık iki yıl resim öğretmenliği yaptım. Bütün bu değişkenlerin içinde sanat yapmaya devam ettim. İlk çalışmalarımla kişisel ve karma sergiler açtım, hatta bir hepaning çalışmasına katıldım(Topoli)'88.
Ve 1989 Zorumlu göçe tabi tutularak Türkiye'ye göç ettim ailemle birlikte. Arkamda pek çok hatırayla birlikte kötü olanları da bıraktık. Artı bir şeker hastası baba. Anne, kardeş, perişan akrabağlar ve tabiki dostlar. Türkiye bizi gelir gelmez bağrına bastı, kısa bir süre içinde hala çalışmakta olduğum "Maçka Akif Tunçel Anadolu Meslek Lisesi - Plastik Sanatlar Bölümü"ne tainlerimiz çıktı (1991). 2002 yılından bu yana da Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümünde heykel dersleri vermekteyim. Temelinde İstanbul olmak üzere şu ana kadar yirmiye yakın kişisel resim veya heykel sergisi ve bir okadar da karma sergilere katıldım. Devlet heykel yarışmasına ve Günümüzün Sanatçıları sergisine katılımlarımla gurur duymaktayım. Bir çok projemi gerçekleştiremedim, fakat barışığım kaderimle . Neticede sanatçı ve eğitimci kimliğimden memnunum, ötesi Allah Kerim.
| Ziyaretçi: 4168 |
| Sayfa oluşturma: 0.2733 s |
| Aydınsofu.com |